Planör ve tarihçesi

tarafından
2
Planör ve tarihçesi

Motorsuz hava araçları arasında yer alan planör hava akımından faydalanarak uçuş işlemi gerçekleştirmektedir. Planörlerin en önemli özelliği yapılarında hareket etmelerine etki edecek her hangi bir unsur bulunmaması ve motorsuz olarak hareket etme özelliğidir. Bu sebebiyetle planör uçuşları motorsuz uçuş olarak adlandırılmaktadır.

Tarihi olarak uzun bir geçmişe sahip olan planör uçuş insanların ilk uçma buluşunu düşündükleri zamanda oluşmaya başlamıştır. Yani insanlar kuşları model alıp onlar gibi hava akımında uçmayı planlarken planör uçuş uygulaması da insanların hayatına yer edinmiştir.

Tarihte yapılan deneylere göz gezdirdiğimizde şemsiyeler ve kendilerince tasarlanmış kanatlar ile bir çok kişinin bu oluşu taklit ettiğini ve uçmaya yeltendiğini gözlemlemekteyiz. Ülkemiz bu alanda yapılan çalışmalar baz alındığında bir çok önemli isim ve başarılı sonuç elde etmiş düzeydedir.

Nişaburlu İmam İsmail Cevheri Nişabur camisinden atlamış ve şehir olmuştur. Cevheri  düz kanatla uçmayı denemiştir. Bir diğer önemli isim ise Hezarfen lakabını allan Ahmed Çelebi olmakta. Ahmed Çelebi Galata Kulesine çıkarak yapmış olduğu kanatlar ile Doğancılar Meydanı’ na iniş sağlamıştır. Bir diğer Türk düşünür Lagari Hasan 7 kollu bir fişek tasarlayarak Sarayburnu mevkinden yükselerek Sinanpaşa Sarayı önüne iniş sağlamıştır. Böylelikle havacılık ve planör alanında bir başarı elde edilmesi ile tüm uçuş işlemlerinde başarı sağlanmasa da deneyimler sonucunda uçuşa muvaffak olanlar olmuştur.

Planör kullanımı henüz buluşların yeterli olmaması sebebiyle kullanılmaktaydı. Önceki dönemlerde sağlanan imkanlar ve gelişim olanakları yeterli değildir. Buna hitafen kısa olsa da başarılı icatlarda bulunan halk yaptığı çalışmaları denemekte idi. Planör kullanımının tarihi motorlu uçaklardan çok daha evveline dayanmaktadır.

İlk yapılan planör İngiliz Sir George Cayley tarafından yapılmıştır. 1853 yılında gerçekleşen uçuşta bir çocuk ve arabacısının uçmasını sağlayan Cayley başarı elde ederek tarihte yerini almıştır. Sonrasında ise Fransız deniz subayı Löbri Martı adı verilen kuşa benzer bir tasarım ile 1867 yılında uçuş sağlamıştır. Her ne kadar uçuş alanında önemli atılımlarda bulunulsa da tüm bu icatlar tam olarak uçuş için elverişli olmamaktadır. İlk uçmaya müsait araç yapımı Alman Mühendis Otto Lilienthal tarafınca yapılmıştır. Yüzlerce uçuş işleminin yapılmasının yanı sıra tasarlanan dümenler ile araca yön verme imkanı da sağlanmıştır. Sonrasında iniş takımları için bir takım düzenekler de oluşturulmuş ve İngiliz Percy Pilcher sayesinde inişler artık tekerlekler üzerinde yapılmaya başlanmıştır.

Right kardeşlerin kanat ve denge uygulaması sonucunda ilk motor takma işlemi de gerçekleştirilerek ilk olarak 16 Aralık 1903 yılında motorlu uçak kullanılmaya başlanmıştır.