CRM MCC

tarafından
2
CRM MCC

( İstatistikler ve bilgiler Jeppesen Human Performance and Limitations JAA ATPL Training kitabına dayandırılmıştır. )


Günümüze kadar uçuş tarihine baktığımızda, yaşanan kazaların büyük bir çoğunluğu pilotlara atfedilmiş ve “pilot hatası” ( pilot error) terimi sıkça kullanılmştır. Son yıllarda,  bu tanımın yerini “insan faktörü” veya “insan hatası”  ( human error ) terimi almaya başlamıştır. 

Birinci Dünya Savaşı istatistiklerine baktığımızda, %90 pilot hatası, %8 teknik problemler ve %2 düşman tehdidi neticesinde hava araçları kazaya uğramıştır.

1994 yılı hava taşımacılığı kaza istatistiklerine bakıldığındada %4 hava tafik kontrolörleri, %7 meteoroloji, %16 teknik problemler ve %73 insan faktörü olduğunu görürüz. 

Yapılan çalışmalardan anlaşılacağı üzere, etkin mürettebat eğitimleri önemli bir gereklilik olma durumunu korumaktadır. Bu nedenle Kokpit/Mürettebat Kaynak Yönetimi ( Cockpit/Crew Resource Management – CRM ) geliştirilmeye devam etmektedir.

CRM genel olarak, havacılık güvenliğini artırmak maksatlı, çeşitli konular üzerine yoğunlaşmış ( kokpitte liderlik, doğru karar verebilme, iletişim gibi ) ve  insan faktörünün kaza kırımlardaki hayati etkileri neticesinde geliştirilen prosedürler ve eğitim sistemleri olarak tanımlanır. İnsan faktörünün halen kazalarda başı çekmesi, günümüz hava araçları ve hava sahasının bütün elemanlarıyla yönetiminin büyük bir iş yükü oluşturması, etkin mürettebat yönetimininin zorunluluğunu ifade etmektedir.

Peki yeni keşfedilmiş bir olgu olmamasına rağmen, 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip havacılık tarihinde CRM, neden şimdilerde önem kazanmıştır? Çünkü günümüzde dış nedenlere bağlı kazalarda düşüş görülürken, insan doğasının zayıflığından kaynaklanan kazalarda artış görülmektedir. 

Günümüz modern hava araçlarının güvenle uçurulması salt iyi bir teknik bilgi ve yetenekle mümkün değildir. CRM’in önemi, özellikle pilot ve mürettebatın hata yapma olasılıklarının arttığı emercensi durumlarda artmaktadır. Yaşanmış bazı olaylar, CRM’in hayat kurtarıcılığını kanıtlamıştır ( Örneğin Sioux City DC-10 kazası ).
 
CRM eğitimlerinin tam olarak anlaşılması ve efektif bir hale gelmesi, mürettebatın bu eğitimleri günlük hayatına ne ölçüde adapte edip uygulayabildiğiyle ilgilidir. Günümüz havayolları için CRM, tamamiyle bir zorunluluktur. 

Anlaşılabilirliğini artırmak maksadıyla ICAO’da CRM eğitimlerinin “ne olduğu” ve ” ne olmadığı”nı tanımlanıştır.

ICAO’ya göre CRM eğitimleri nedir:
– Mürettebat performansını geliştiren kapsamlı bir sistemdir.
– Tek tek, her mürettebata ve personele ulaşmayı hedefleyen bir sistemdir.
– Uçuşla ilgili bütün personel eğitimlerini kapsayan, entegre bir sistemdir.
– Tavır, davranış ve güvenliğe odaklanan bir sistemdir.
– Kişiye, tavırlarını sorgulama ve kokpit içi ekip çalışmasını geliştirici bireysel kararlar alabilme fırsatı tanır.
– Mürettebatı eğitimin bölünmez temel yapısı olarak kullanan bir sistemdir.

ICAO’ya göre CRM eğitimleri ne değildir:
– Kısa süre içerisinde anlaşılıp uygulamaya geçirilebilecek bir olgu değildir.
– Belirli bazı durumları çözmeye yönelik bir eğitim değildir.
– Diğer eğitim faaliyetlerinden bağımsız olarak yürütülebilcek bir sisteme sahip değildir.
– Kabin içinde, diğer personelle nasıl koordineli çalışılacağını spesifik kurallarla anlatabilen bir sistem değildir.
– Odağında birey olan bir mürettebat eğitimi değildir.
– Ögrencileri pasif kılan bir sınıf dersi değildir.
– Kokpit içi davranışları dikte edebilme girişimi değildir.

Bir pilot şunu asla unutmamalı ve yanlış anlamamalıdır; CRM hiçbir zaman uçuş melekelerinin ikamesi olabilecek ve yerini alabilecek bir olgu değildir.

CRM Döngüsü

Kazaların yaklaşık %70 ‘i insan kaynaklı olup problemlerin temelinde dört ana husus yatar. Bunlar:
– Zayıf kararlar verme
– Etkin olmayan iletişim
– Yetersiz liderlik özellikleri
– Zayıf yönetim

Bu eksiklikleri giderebilmek maksadıyla CRM eğitimleri 7 ana başlık altında toplanmıştır:
– İletişim
– Durumsal farkındalık
– Problem çözebilme / Karar verebilme
– Leadership / Followership
– Stres yönetimi
– Kişilerarası ilişki kurma yeteneği
– Kritik yapabilme

Multi-Crew Co-operation yani MMC, JAR-FCL gereği olarak pilot lisansı alabilmek ve pilot lisansına sahip kişilerce her sene tazelenmesi gereken bir eğitimdir. Temel olarak, mürettebat olarak uçurulan hava araçlarında, ekibin bir parçası olarak çalışabilme yeteneğini geliştirir. Uçuşun her safhasında ve emercensi durumlarda PF ( Pilot Flying ) ve PNF/PM ( Pilot Non-Flying/Pilot Monitoring ) arasında iş yükü dağılımını kontrol edebilmeyi öğretir. Ekip ruhu kazandırılması, bu eğitimin temel amacıdır. 

MCC eğitiminin temel konuları:
– Optimal kararlar alabilme
– İletişim
– Çeklist kullanımı
– İş yükünün taksimi
– Karşılıklı denetim
– Ekip çalışması ve uçuşun her safhasında ekip çalışmasının desteklenmesi

Aşağıda, tek pilota nazaran MCC yetenekleri geliştirilmiş çok pilotlu mürettebatın avantajları listelenmiştir:
– Bir pilot diğerinin paralize olduğu durumlarda uçuşa devam edebilir.
– iş yükünü hafifletir ve durumsal farkındalığı artırır.
– Diğerinin tepkilerinin monitör edebilmesini sağlar.
– Doğru çeklist kullanımını sağlar.
– Faaliyet etkinliği sağlar.

Emniyet ve hava araçlarında faaliyet etkinliği açısından multi-crew konsepti gerekliliğini korumaktadır.