USD
EURO
ALTIN

Arı Olabilmek – Can’ca Entelektüel Projelerden (1)

Anadolu Üniversitesinde Tarih Bölümü mezuniyet tezim kapsamında 05.05.2016 tarihinde
sevgili Can Erel bey, Arı Can, ile gerçekleştirdiğim 2,5 saatlik bir görüşmeye dayalı Sözlü
Tarih çalışmasının esas alduğu yazılarım sürüyor…

Arı Olabilmek – Can’ca Entelektüel Projelerden (1)
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

 

Anadolu Üniversitesinde Tarih Bölümü  mezuniyet tezim kapsamında 05.05.2016 tarihinde sevgili Can Erel bey,  Arı Can,  ile gerçekleştirdiğim 2,5 saatlik bir görüşmeye dayalı Sözlü Tarih çalışmasının esas alduğu yazılarım sürüyor…

Arı Can ile önceki makalelerimde genel tanıtımına, havacı olarak göreve başladığı Eskişehir’in havacılık geçmişi ve yapısına  yönelik değerlendirmelerinee yer vermiştim.

Bu dördüncü bölümde ise sözlü tarih görüşmemize ilave olarak 2017 yaz ayları sonunda gerçekleştirdiğimiz görüşme notlarımı da dahil ederek paylaşacağım.

 

H.A: Havacılıka ilgil olanların artık bir referans yayın olarak kullanmaya başladığı, size yayınlandığı bir üniversitemiz tarafından  verilen “En İyi Yazar” ve etkileri ile de takip eden yıl bir okulumuz tarafından “Vecihi Hürkuş Havacılık Gönüllüsü” ödüllerini de kazandıran “Can’ca Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” kitabınızın oluşturma fikrinden yayınlanması ve ödüllere sebep olması aşamasına kadar geçen süreçi nasıl görüryorsunuz, paylaşır mısınız?

 

C.E: Bu sorunun cevabına kitabımın “Sunuş” bölümünde yer vermiştim; bazı paragrafları daha önce paylaştıklarımın tekrarı olsa da, dilerseniz sorunuza vereceğim cevabın bir kısmını oradan anlatayım:

“…

  İki kutuplu dünyanın önce ‘uzay’ ve sonra ‘ay yolculuğu’na odaklanan dolaylı mücadelesi doğumumdan ilk gençlik yıllarıma kadar beni etkisi altında bırakmıştı…

  Doğumumdan on gün önce ‘Ham’ isimli şempanze uzaya giden ve 16 dakika kalan ilk insangillerden (hominidae) idi; ben doğduktan iki ay sonra da Yuri Gagarin uzaya giden ilk insan oldu.

  Bu heyecanlı mücadeledeki hava araçları hep dikkatimi çekmiş, ilkokul öncesi çağlardan itibaren mesleğimi soranlara düşünmeden, aralarındaki ilişkiyi bile bilmeden “atom-jet mühendisi” cevabını vermişim; nükleer bir hava aracı bilinç ötesi bir hedef olmuş bana…

  İlkokul başlarında evimize yeni giren televizyonun başında komşu arkadaşlarımla gözlerimiz yuvalarından fırlayarak seyrettiğimiz Apollo 11, Ay Modülü’nün aya inişi ve 21 Temmuz 1969 günü Neil A. Armstrong’un aya ilk adımını dün gibi net ve detayla hatırlarım. O yıllarda Ham’in fotoğrafı kitaplarımın arasına girmiş, ‘Yuri’yi göremesek de adeta hepimiz dünyanın doğuşunu fotoğraflayan Bill, hepimiz aya ilk ayak basan ‘Neil’ olmuştuk…

  Doğan Kardeş ve Bilim ve Teknik dergilerinde aradığımız çoğu zaman havacılık ve uzay haberleri ve makaleleri idi.

  Tatile çıkan Ayşe ile kucağımıza bırakılan ambargo geldi sonra… ve bu ambargonun dayanılmaz etkilerini kısa vadede hafifletip uzun vadede ortadan kaldırmak amacı ile “Kendi Uçağını Kendin Yap!” söylemi ile sloganlaştırılan politikalar da havacılık ilgimi mesleki kariyer yapılandırma güdüsü haline dönüştürmüştü.

  Artık gökyüzüne karşı hayallerimiz vardı; belki de, denize karşı evimiz olmasını engelleyen…

  Ortaöğrenimim sırasında kazandığım Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim Adamı Yetiştirme Grubu (BAYG) bursunu İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi Uçak Mühendisliği’ndeki yükseköğrenimimde de sürdürmüş ve Türk Hava Kuvvetleri Güçlendirme Vakfı’nın Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) ve iştiraklerinin gelecek kadrolarını oluşturmak için seçtiği 11 öğrenciden birisi olmuştum.

  Mesleki kariyerimde gelişmiş ülkelerde görev aldığım çalışma grupları ve çalışma deneyimim günü yaşama anlayışımı da ve gelecekte yerimi alacak meslektaşlarımın yetiştirilmesi sürecinde sorumluluk alma şeklimi de değiştirmeye başlamıştı…

  Fark ettim ki, kıt toplumsal kaynaklarla yetiştirilenlerin sahip oldukları deneyim kaydedilerek paylaşılmadan; sadece onları yaşayanların belleklerinde kalarak zamanla unutuluyor, sonraki kuşaklar bu değerli deneyimden yararlanmıyor ve bu deneyimde hak sahibi toplum kaybediyor… Bu gereceğin toplumumuzdaki derinliği daha fazla; belki de daha çok ‘özeleştiri’ eğilimimizin seviyesi nedeni ile genelde ‘kayıt’ı önemsemiyor ve yazılı hafıza yerine sözel hafızayı tercih ediyoruz.

  Yazılı kayıt ve yazılı hafızanın gelişimi toplumun gelişmişlik seviyesi ile artıyor; kişisel deneyimleri içeren eserler çağdaş toplumlarda dikkat çekici sayıda. Gelişen teknolojinin de katkısı ile içerik detayı da zenginleşerek bu sayı her geçen gün hızla yükseliyor.

  Ben de, öğrenim ve mesleki gelişim süreçlerimde eksik kalan, özellikle ulusal havacılık ve savunma endüstrilerimizle ilgili geçmişimizi araştırıp kritik öneme sahip kişi, kuruluş ve süreçleri inceledim. Anladım ki;

  • Cumhuriyet tarihi boyunca ulusal endüstrimizin gelişiminde bazı kuruluş ve kişiler, aldıkları görev ve taşıdıkları sorumluluklarla, İZ bırakıp fark yaratarak endüstrimizin bugünlere ulaşılmasında daha fazla pay sahibi olmuş,
  • Her anı ayrı bir heyecana sahip bu endüstriyel gelişim sürecine, İZ bırakan endüstri dönüşümcülerine ilgi duyarak tanımak ve yaşananlardan ders çıkarmak bir gereklilik haline gelmiş…

  Bu incelemelerde not ettiğim bulgularımı deneyimlerimle sentezleyerek paylaşmak için projeler hazırladım zaman içinde… Ki, yapılanlar anlaşılsın, yanlışlar bilinerek tekrarlanmasın ve ders çıkarılsın ve aydınlık ufuklara daha kolay ulaşılsın.

  Olanaklarım ve zamanımın el verdiği ilk andan itibaren hazırladığım bu projelerden biri de “Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” olmuştu.

 

İz Bırakan Fotoğraflar “Gidiş” © Hakan Yaşar

  Bu projenin ilk aşamasında yaşayan ‘İz Bırakan’ kişilerle yapılacak söyleşilerin televizyon programında paylaşımı vardı. Ancak bu aşama farklı bir alanda başka ‘İz Bırakan’ kurumun gazabına uğradı; kaderin cilvesi…

  Bu durumda, zaman kaybetmeden projemi daha farklı bir alan ve yöntemle ele almaya karar verdim. Endüstride bıraktığı “iz”ler ile farklı önem taşıdığı öngörülen, havacılık-uzay & savunma alanında bugün gerçekleştirilen faaliyetlerin temelinde izleri olan kişi, grup ve kurumları arasında yer alan;

  • Türk Savunma Sanayisi’nin öncü girişimcisi, ilk mühimmat ve silah fabrikatörü Şakir Zümre’nin,
  • İlk Türk uçağı yapımcısı ve “ICAO 50’nci Yıl Ödülü” ile onurlandırılan Tayyareci Vecihi Hürkuş’un,
  • Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk defa, sermaye ve teknik bilgi iş ortaklığı girişimi olarak yapılandırılan, ilk havacılık sanayi kuruluşu Nuri Demirağ Tayyare Atölyesi’nde (Nu.D.T.A.) ulusal kaynaklara dayalı Türk tipi tayyare inşa eden girişimci Mühürdarzade Mehmet Nuri Demirağ’ın,
  • Avrupa’nın en gelişmiş havacılık okullarına “kıvılcım” olarak gönderilerek yetiştirilen ve adeta “volkan” olarak yurda dönen İlk Tayyare Mühendisliği Öğrencileri ve Makinist Stajyerler’in,
  • İTÜ uçak mühendisi öğrencilerinin “Yaşayan Efsane”si Necmüzzafer Orbay’ın,
  • İlk teknik yükseköğretim kurumumuz İstanbul Teknik Üniversitesi’nin,

haklarında birbirinden değerli araştırmacı ve uzmanların araştırmaları, tespit ve değerlendirmelerini karşılaştırmalı bir sistematikte inceledim veya ilgililer ile görüştüm, o araştırma, tespit ve değerlendirmelerden de yararlanılarak sistematik ilişkili bir akışta bugünü dün ile değerlendirip yarına yönelik dersler çıkarmaya ve gelecek için önerilerde bulunmaya çabaladım.

  Bu makalelerimi havacılık-uzay ve savunma (h-u&s) alanlarında yayın yapan Türkiye’nin aylık tek uzmanlık dergisinde yayınlandım; yanılmamıştım! Öğrencisinden mesleki kariyerinin zirvesinde olana çok güzel, olumlu ve cesaret verici eleştiriler aldım.

  Yazar ve tarihçi olmasam da, her bir coşkusunu on yıllarca yaşadığım ulusal havacılık-uzay ve savunma alanlarında sınai ve ekonomik konjonktürün de etkisi ile ele alınan konuların sahip olduğu önem, ışık tuttuğu süreçler ve yaşama örnek oluşturan içeriklerinin sahip olduğum bilgi, bilit ve endüstriyel deneyim ile farklı bir pencereden bakarak karşılaştırılması ve uygulamaya yönelik sonuçlar çıkarılması beni dinleyenlerin ve/veya yazılarımı okuyanların ortak kanısı idi…

  Çoğu okuyucudan bu makalelerin eskimeden değerini sürekli koruyan referans bir yayın olabilecek şekilde yeniden düzenlenmesi ile daha da değer kazanacağı değerlendirmelerini duymak beni bu daha da heyecanlandırdı ve cesaretlendirdi.

  Aldığım geri dönüşleri dikkate alarak, detaylı araştırmalara dayalı içeriklere sahip makalelerimi bana has ‘Can’Ca’ yazım tekniği ile bir araya getirip gelecek meslektaşlarımın değerlendirmelerine ve ilgili okuyucuların anılarını tazelemesine ve hatta toplumda havacılık-uzay ve savunma alanlarında farkındalığın artırılmasına mütevazı bir katkı sağlayabileceğim “Can’Ca – Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” olarak isimlendirdiğim bu kitabın hazırlanması zamanıdır diye düşündüm.”

  Bu düşüncenin,

  • Kitaplaştırılması aşamasında;
    • Türkiye Odalar ve Borsalar BirliğiYönetim Kurulu Başkanı sayın Rifat Hisarcıklıoğlu ile Odalar-Borsalar, Sektörler ve Girişimcilik Dairesi Yöneticileri uygulama seçenekleri oluşturup değerli öneri ve yönlendirmeleri ile ışık tutarak manevi desteklerini her zaman hissettirdiler;
    • Kitabın bölümlerini oluşturan çalışmalara;
      • İlgili fotoğrafların telif ve imtiyaz sahibi kişi ve kurumlar bu fotoğrafların kullanılmalarına izin vererek imgesel anlamı güçlendirdiler;
      • Meslektaşım sevgili Ümit Bayraktarsahibi olduğu MSI Aylık Savunma Teknolojileri dergisinde içerikte yer alan makalelerin geniş özetlerini yayınlayarak bu konulara yönelik ilginin artmasını sağladı;
      • Sevgili eşim Aynur Ereleleştirileri ile görsel ve yazılı içeriğe estetik kattı;
      • Sevgili kızım Erinç Erel Çağlarve sevgili oğlum Tolga Çağlar ön-arka kapaklarını titizlikle tasarladılar;
    • İçerik ve sayfa tasarımı ile tüm yayın hazırlıklarında meslektaşım sevgili Suat Koyuncuyayın editörü ve tüm yapının mimarı oldu;
  • Kitap olarak hayata geçmesine, ülkemizde havacılık ve uzay endüstrilerinde bayraktar omuş kuruluşlarımızın en üst seviyeli yöneticileri büyük ilgi gösterdiler ve hazırlık çalışmalarına destek sağladılar;
  • Kitabın ilk baskıların yapımı ve dağıtımına,kurulumuna mütevazı bir katkı da sağladığım HENSUMA A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Kürşad Halis Erdem doğrudan katkı sağladı.

…”

Bu plan ve kurgudaki kitap “Can’Ca Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” adı ile 4 Mart 2014 günü yayınlandı ve Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığının daveti ile “Dünya Kadınlar Günü” etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Bilim Sohbeti’ paralelinde yapılan “İmza Günü” ile 7 Mart 2014 günü okuyucusu ile buluştu…

Takip eeden günlerde imza günleri sürdü…

…ilgili basın-yayın kuruluşlarının, her zaman minnetle anacağım katkıları ile, kitaba gösterilen ilgi beklentilerimizin çok ötesine geçti; özellikle de ilişkilendirildiği “Can’ca Başarı Bursu” ile ilgili gerekenli çalışmaların detayı belirnerek kamuoyu ile paylaşılmaya başlanınca… Bu öyle bir ilgiydi ki, okuyucuya sunulmasının ikinci ayında kitabın ikinci baskısını yapılması gerekti…

Kitabın okuyucu üzerinde oluşturduğu bu olumlu etki kısa zamanda yan/ardıl sonuçlar da  vermeye başladı; örneğin:

  • Türk Hava Kurumu Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü’nün ulusal ölçekte havacılık ilgisi ve farkındalığı olurşturulmasına ve öğrencilerinin gelecekte görev alacakları ekosistem içinde yer alan kurum, kuruluş ve profesyonellerle tanışmalarına katkı sağlamak amacı ile farklı kategorilerinde araştırmaları ile ulusal havacılık sektörünün “EN İYİ”lerini belirleyerek ilan ettiği 27.05.2014 Salı günü düzenlenen “Havacılık İşletmeciliği Ödülleri Töreni” sırasında bu kitap nedeni ile “En İyi Havacılık Yazarı” olarak belirlendiğim duyuruldu.

 

En İyi Havacılık Yazarı Can Erel (20140527) © CE

  • Takip eden dönemde de kitaba gösterilen yoğun ilgi sürdü, bir sonraki yılda Mektebim Koleji Havacılık Kulübü’nün 27 Mayıs 2015 Çarşamba günü düzenlenen “Vecihi Hürkuş Havacılık Ödülleri” kapsamında bu kitap nedeni ile “Vecihi Hürkuş Havacılık Gönüllüsü” olarak belirlendiğim duyuruldu.

Vecihi Hürkuş Havacılık Gönüllüsü Can Erel (20150527) © CE

  • Zamala “Can’ca Başarı Bursu” programlarının gelişmesine paralel olarak, başta İstanbul Teknik Üniversitesi olmak üzere akademik ekosistemde yöneticilerin de tüm mezunlara örnek olarak gösterdiği yöntem ve uygulama haline dönüştü…

 

 

H.A: “Can’ca Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” kitabınızdaki konuları neye göre belirlediniz?

 

C.E: Bu konu çok önemli, daha önceki sorunuza cevabımda da yer alan bu konuyu yeniden gündeme getirerek üztünü çizerek açıklamama olanak verdiğiniz için müteşekkirim.

Kariyer gelişimimde eksik kalan, özellikle ulusal havacılık ve savunma endüstrilerimizle ilgili geçmişimizi araştırıp kritik öneme sahip kişi, kuruluş ve süreçleri üzerinde yaptığım incelemelerim ve görüşmelerimin sonunda,

  • Cumhuriyet tarihi boyunca ulusal endüstrimizin gelişiminde bazı kuruluş ve kişiler, aldıkları görev ve taşıdıkları sorumluluklarla, İZ bırakıp fark yaratarak endüstrimizin bugünlere ulaşılmasında farkedilebilir seviyede çok daha fazla pay sahibi olduğunu,
  • Ulusal havacılık ve uzay endüstrilerimizin gelişim sürecind bu, İZ bırakan endüstri dönüşümcülerine ilgi duyulması, tanınması ve kavranan yaşanmışlıklardan ders çıkarılmasının gereklilik haline gelmiş olduğunu,

tespit etmiştim.

Bu tespitlerimde dikkat çeken bazı kişi, grup ve kurumlardan hakkında incelemelerimden bir kitapta kapsanabilir olanları belli bir sistematikte belirleyince,

  • Şakir Zümre,
  • Tayyareci Vecihi Hürkuş,
  • Mühürdarzade Mehmet Nuri Demirağ,
  • Türk Tayyare Cemiyeti’nin Avrupa’ya Gönderdiği İlk Tayyare Mühendisliği Öğrencileri ve Makinist Stajyerler,
  • Selâhattin Reşit Alan,
  • Necmüzzafer Orbay,
  • İstanbul Teknik Üniversitesi,

ile oluşan kitap içeriği de ortaya çıktı. Ancak, Selâhattin Reşit Alan ile ilgili çalışmalarımın detayı o sırada bir kitap bölümü olması için yeterli olmayınca bu bölüm, zaman içinde yapılacak “genişletilmiş” baskılara bırakıldı…

 

 

 

H.A: “Can’ca Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” kitabınızın gelirleri ile desteklenen maddi kaynakla oluşturduğunuz “Can’ca Başarı Bursu” programı nasıl gerçekleşti, bu başarı bursuna sahip öğrencileri hangi kriterlere göre ve nasıl seçtiniz; 2017-2018 ders yılı başlarken durumlarını nasıl değerlendireceksiniz?

 

C.E: Kaynak düşüncesi, kullanılan yöntemleri ile dikkat çeken “Can’Ca Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” kitabının özgün ve ulvi bir özelliği de ana amacı olmuştur: “Can’ca Başarı Bursu”….

…ilk aşamada, bu kitabın getirisi ile, İTÜ Uçak Mühendisliği öğrenimine 2014 – 2015 yılında başlayacak bir kız öğrenciye lisans öğrenimi boyunca her akademik yılda maddi aylık, mesleki rehberlik ve tavsiye desteğini verilmesi…

Belirlenen konseptte “Can’ca Başarı Bursu” için İTÜ Rektörlüğü, UUBF Dekanlığı ile benim aramda, İTÜ Hukuk Müşavirliğinin tanımı ile, o güne kadar eşi ve benzeri olmaan bir protokol hazırlandı ve imzalandı.

Bu protokole göre, kurulacak bir akademik ön değerlendirme komisyonun başarısı ile belirleyeceği listeden başkanlığımdaki bir seçim ekibinin ilgili adaylarla görüşmesi ile belirlenecek İTÜ Uçak Mühendisliğini kazanmış kız öğrenci lisans öğretim hayatı boyunca,

  • Her dersten tam notun %70 seviyesinde geçer not alacak,
  • Semester başarı ortalaması en az %75 olacak
  • Bir sonraki akademik yıla ders bırakmayacak,
  • Uyumlu ve örnek öğrenci kişiliği olacak,
  • Uçak mühendisliği ile ilgili en az bir öğrenci klubünde üye olarak çalışmalara katılım sağlayacak,

şartlarda bir anlaşmaya imza atarak “Can’ca Başarı Bursu” ile ödüllendirilmesi öngörülmüştür.

Yürülükteki protokole göre, “Can’Ca Başarı Bursu“,

  • Aylık “Burs“lar
  • Yıllık “Başarı Primleri “,
  • Yıllık “Kitap-Kırtasiye Desteği“,
  • Sürekli “Öğrenci – Mesleki Gelişim Rehberlik & Tavsiye Desteği“,

alt başlıklarına sahiptir. Bu başarı bursunu benzerlerinden ayrıştıran en önemli ögesi de, mesleki alanda 35 yılı geçen mesleki bilgim, deneyimim ve iletişim-ilişki ağım ile seçilen başarı bursiyerine lisans öğrenimi boyunca sunacağım mesleki etkinliklere ve stajlara katılım, bu katılımların ve işhayatına başlamanınuygun şartlarda yapılması için önerilerimi kapsayan mesleki rehberlik hizmeti olmuştur.

Belirlenen kapsamda “Can’ca Başarı Bursu” sahibi 2014 yılında İTÜ Uçak Mühendisliği’ni kazanarak 1’inci sınıf öğrencisi olan sevgili Yağmur GENÇOĞLU oldmuştur.

İlk Can’ca Başarı Bursiyeri: Yağmur Gençoğlu (20141014) © CE

Bununla birlikte, daha önce de belirttiğim gibi, kitabın ve getirisi ile desteklenen maddi kaynaktan oluşturulan başarı bursu ulusal basın ve sektörel sınırların da ötesine geçen kamuoyunda güzel ve hızla genişleyen bir farkındalık etkisi de yarattı ki, zaman içinde bu entelektüel proje çabalarıma şahit olan, benzer düşünce ve inanca sahip insanlar da, teknik yönetimi tarafımdan yapılması şartı ile oluşturdukları maddi desteği oluşturduğum maddi kaynağına  eklemek istedi…

Gelişeceği tespit edilen bu olanaklara, uygulamamı havacılık ve uzay endüstrileri ile ilişkili olarak “Can’ca Entelektüel Projeler” başlıklı mesleki & sosyal sorumluluk projeleri ile gerçekleştirilen, bu mesleğe gelecekte sahip olacak kuşaklar ve ailelerine (outreach) erişim ile oluşturulan farkındalık, kariyer gelişimi destekleri çabalarının getirileri de ilave edilerek bir uygulama ailesi haline evrilen “Can’ca Başarı Bursu” programına dönüştürdüm. İlave edilecek uçak mühendisliği öğrencileri için de, o gün için belirlenen yapı ve içerikte hazırladığım protokolleri de İTÜ Rektörlüğü ile imzalayarak planladığım bu uygulamanın da hayata geçmesini başardım. Bu kapsamda, 2014 yılında İTÜ Uçak Mühendisliği’ni kazanarak hazırlık sınıf öğrencisi olan sevgili  Ferit Nihat Adam, sevgili Mehmet Şahin ve sevgili Mehmet Can Şen de Can’ca Başarı Bursu” programındaki başarılı öğrenciler oldular.

Can’ca Başarı Bursu” programına son ilave olan öğrenci de, THK Üniversitesi uçak mühendisliği programında elde ettiği ilk yıl genel not ortalaması (3,86/4,00) başarısı ile 2015-2016 öğretim yılı başlanıcında İTÜ UUBF uçak mühendisliğine  yatay geçiş yapan sevgili Sanem Çalış oldu..

> Yağmur Gençoğlu, Mehmet Can Şen, Can Erel, Mehmet Şahin, Sanem Çalış, Ferit Nihat Adam

Can’ca Başarı Bursiyerleri (20170514) © CE

Başlayacak olan 2017-2018 öğretim yılında her biri ülkemizin değeri olan ve bana hep gurur veren “Can’ca Başarı Bursu” sahibi uçak mühendisliği öğrencilerinin üçü 4’üncü sınıfta ve ikisi de 3’üncü sınıfta olacaklar. Farklı bir ifade ile, “Can’ca Başarı Bursu” sahibi uçak mühendisliği öğrencileri 2018 yaz başından itibaren meslektaşım olmaya başlayacaklar…

Varlıkları ve başarılı çalışmaları ile hep gurur duyduğum “Can’ca Başarı Bursu” sahibi her bir uçak mühendisliği öğrencisinin havacılık ve uzay endüstrilerimizde görev ve sorumluluk alarak çalışmaya başlaması ile gökyüzüne karşı bir hayalim daha hayata geçmiş olacak; o günü iple çekiyorum!

Bu vesile ile, “Can’ca Entelektüel Projeler” kapsamındaki ürünleri ve çabalara inançla ilgi gösterip destekleyerek bu güzel ve heyecan verici gelişmelere doğrudan ve/veya dolaylı katkı sağlayanları,  “Can’ca Türkiye’de, Endüstrinin Gelişiminde İz Bırakanlar” kitabına katkı sağlayıp destek verenleri, kitap temin eden / etmekte olan tüm okuyucuları, ilgi gösteren basın kuruluşlarını yeniden minnetle anıyor ve Can-ı gönülden teşekkür ediyorum.

Umarız, bu güzel gelişmeler ve sonuçta elde edilen başarılar gelecek akademik ve kariyer planını yapan gençleri havacılık – uzay ve savunma endüstrilerinin alanına yönlendirmeye katkı sağlar…

…ve umarım, bu faaliyetlere ilgi ve destek daha da artar, başarılı öğrencilerimiz başarı ile mezun olup havacılık – uzay ve savunma endüstrilerinin değerli emekçileri olarak hakettikleri mesleki kariyeri yakalayabilme ve o yolda sağlam adımlarla ve güven içinde ilerleyebilme fırsatı bulurlar; keyfini de yüce Türk milleti sürer!

Bu gelişemleri açıklamama ve konu ile ilgili düşüncelerimi açıklamama olanak verdiğin için size yeniden teşekkür ederim sevgili Hatice…

 

Ben de Arı Can’a teşekkür ederek konuşmanın bu bölümünü de sonlandırdım. Gelecek ay yazımızda da, havacılık ve uzay endüstrilerinde toplumsal cinsiyet dengesi geliştirimesi alanında Arı Can katkılardan bahsedeceğiz.

Sevgiyle Kalın…

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM